GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ
Salâ verilirken kalktık kahveden,
Kızın babası yanımızda, boyu uzun,
Zayıf, ağzı mırıltılar.
On köylü, iki subay, bir tezkereci er,
Sıralandık ahşap mescidin avlusunda,
Aldık cenazeyi sarsmadan, iğreti
Ve hafif, gözlerimiz yerde,
Kayıp bir tayın izini süreriz sanki...
Melih Cevdet Anday
SUNA
Bu hepsini işitmiş... Sen gün günden ağırsın!
Gönlüm sana derdini daha nasıl bağırsın ?
Ey Tanrı senin de mi boşaldı deryaların ?
Senin de kalmadı mı bir teselli pınarın ?
Biz senin rahmetini bekliyorken ufuktan
Bizler gibi sende mi bunaldın susuzluktan ?
En sonra, Gök Tanrısı, Su Tanrısı ’ yken adın
Suna’ nın bir içimlik kanına mı susadın ?
F.N.ÇAMLIBEL
Halketsem esirlerle leşker,
Mahveylesem ordularla asker,
Olsa bana hep mülûk çâker;
Cinsince o iktidar münker,
Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!
Âvâze-i dehr iken tanînim,
Gördüm ana değmiyor enînim;
Milletlere karşı âhenînim;
Bir âfete karşı nazenînim.
Afetse de ey ilâh göster!
Bilmem bana ân mı, şân mı lâzım?
Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım?
Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım?
Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım?
Canan mı güzel, cihan mı hoş-ter?
Abdülhak Hâmit TARKAN
Eşber
Halketsem esirlerle leşker,
Mahveylesem ordularla asker,
Olsa bana hep mülûk çâker;
Cinsince o iktidar münker,
Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!
Âvâze-i dehr iken tanînim,
Gördüm ana değmiyor enînim;
Milletlere karşı âhenînim;
Bir âfete karşı nazenînim.
Afetse de ey ilâh göster!
Bilmem bana ân mı, şân mı lâzım?
Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım?
Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım?
Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım?
Canan mı güzel, cihan mı hoş-ter?
Abdülhak Hâmit TARKAN
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu