Submitted by: muyar   Date: 07-05-2017 20:20
Geçmişteki yetenek

 

COULD


"Could" geçmişteki bir yeteneği, kabiliyeti ifade etmek için kullanılır ve bu anlamda "Can" in Past formudur.

Örnek:

Our son could talk when he was two years old. 
Oğlumuz 2 yaşında iken konuşabiliyordu


Fakat sadece burada kullanılmaz, "could" aynı zamanda şu andaki ya da gelecekteki olabilirliği ifade etmek için ve kibarca “bir ey için izin ya da yardım istemek” için kullanılır. Bu anlamda “can”den daha resmidir.

Please (lütfen) kelimesi; 

Could I please borrow your pen? şeklinde özneden sonra ya da; 

Could I borrow your pen, please? şeklinde cümlenin sonunda gelebilir. 


Negatif ekli "couldnt" ya da "could not" şeklinde yazılabilir.

Could ile ilgili bu genel açıklamalardan sonra örneklere geçebiliriz.


1 — Ability in the past (Geçmişteki bir yeteneği ifade ederken):

- When he was young, he could work all day long.

- Gençliğinde gün boyu çalışabiliyordu


- When she was five, she could read and write

- Beş yaşında iken okuyup yazabiliyordu.

- I was ill, so I couldn’t go to school yesterday.

- Hasta idim onun için dün okula gidemedim.


2 — Present possibility (İhtimal ya da tahmin bildirirken):


- There is somebody in our car, he could be a thief.

- Arabamızın içinde biri var, o bir hırsız olabilir.


3 — Ability in a conditional sentence (present-unreal) (Şart cümlelerinde): 


- You could learn English if you studied regularly.

- Düzenli çalışırsan İngilizce’yi öğrenebilirsin.


4 — In polite requests, offers and asking for permission (İstek, öneri ya da izin ifadelerinde):


REQUEST (İstek):

- Could you help me, please?

- Lütfen bana yardım edebilir misiniz

OFFER (Öneri) :

- Could you be my guest?

- Misafirim olur musunuz?


PERMISSION (İzin):

- Could I read your newspaper?

- Gazetenizi okuyabilir miyim?


5SUGGESTION (Öneri):

- You could ask him to help you.

- Ondan sana yardım etmesini isteyebilirsin


6 — In indierct speech (as the past of CAN) (Dolaylı anlatımda): 

DIRECT:

- She said, ’I can cook’.

-“Yemek yapabilirim” dedi.


INDIRECT:

- She said she could cook.

- Yemek yapabildiğini söyledi. 


7 — Expresses unfulfilled possibility in the past with could have + past participle (Geçmişte değerlendirilmeyen bir yeterlilik):

- He could have been champion, but he wasn’t given a chance.

ampiyon olabilirdi fakat kendisine fırsat verilmedi.

 

Comments: (0)

Ratings: