Submitted by: muyar   Date: 18-05-2017 21:50
İzin, müsaade, olabilirlik

 

 

MIGHT


Might hakkında genel bilgi "May" bölümünde verilmişti. Fakat burada yeniden tekrar edelim:


"May" şu andaki ya da gelecekteki olabilirliği ya da kibar bir şekilde izin istemeyi ifade etmek için kullanılır. İzin isteme konusunda "can«den daha resmidir. Dolayısıyla kurallı İngilizcede ve yazı dilinde izin “May” ile anlatılır. „Might“ ile arasında anlam açısından çok fazla bir fark yoktur.

Örneğin:

“It may rain tomorrow” (Yarın yağmur yağabilir) cümlesi ile; 

“It might rain tomorrow” cümlesi aynı anlama sahiptir.

May ile ilgili bilgiler için TIKLAYINIZ !!!

Negative şekilleri „may not“ ve „might not“ şeklinde yapılır ve istenen izni reddetmek yani „hayır“ anlamına gelir. „May“ ve „might“  »not“ ile birleşmezler, ayrı yazılırlar.

Kullanıldığı durumlar:

► Permission referring to the past (as the past of May) ("May«in Past hali olarak geçmişte izin verme ya da isteme): 

- Our teacher told us we might go out when the bell rang.
- Öğretmenimiz zil çaldığında dışarı çıkabileceğimizi söyledi.


► Wishes referring to the past (Dilek bildirir): 

- Ihoped you might pass your class.
- Sınıfını geçmeni dilemiştim.


► Doubt and weak possibility referring to the future (Şüphe ya da zayıf ihtimal bildirir): 

- You might miss the train because you are a little late. (There is more doubt.)
- Biraz geciktiğin için treni kaçırabilirsin.


- I might come again.
- Yine gelebilirim ( ama belki de gelmeyebilirim.)


► Purpose (Amaç bildirir): 

- He attended an English course in order that he might learn English well.
- İngilizceyi iyice öğrenebilmek için İngilizce kurslarına devam etti.


► More polite request for permission (very formal and uncommon) (Çok kibar istek belirtme ya da izin isteme ya da verme):

Might I read your newspaper?
- Gazetenizi okuyabilir miyim?


► Expresses doubtful or unfulfilled past with might have + past participle (Şüpheli ya da geçmişte gerçekleşmemiş eylemler): 

- He didnt come to school yesterday. He might have been ill. (But I am not sure.)
- Dün okula gelmedi. Herhalde hastadır / hasta olmuş olabilir. (Fakat emin değilim.)


- You might have hurt him, but you didnt.
- Onu incitebilirdin / yaralayabilirdin.


- They might have come by bus.
- Otobüsle gelebilirlerdi.

 

Comments: (0)

No comments yet

Ratings: